Archive for Ağustos, 2008

Gecenin bir vakti Edebiyat’ın A Kapısı hakkında…

Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halkbilimi Ana Bilim Dalı bölümünü, öss tercih sıralaması formunun üçüncü kısmına dahil ettikten ve bölüme kabul olunduktan sonra hayaller de kurulmaya başlandı. Vasıl olunan Ankara ilinin en ücra ( hakim ) yerine inşa edilmiş mübarek bina. Garip ne bilsin (!) nizamiyenin kapısındaki Hacettepe Üniversitesi yazısını görünce geldik sanmıştım, halbuki otobüsle bir on dakika daha gitmek gerekiyormuş aranılan kapıya varmak için. Bağlamsız metin ölü metinmiş…

Edebiyat’ın A kapısı,ilk bakışta farkı anlaşılabilen, civarındaki diğer kapılara nazaran en şenlikli olanı. Kırmızı ve sarı  renklerin çokça görüldüğü afişlerle bezeli camlar ve çokça Hikmet KIVILCIMLI. İçi ve dışı bir hayli değişti ilk günden bu yana ama A Kapısında işlenilen konu hep aynı kaldı. Evvelinde daha bir şenlikliymiş; içeride kantinin olduğu zamanlar… Biz son zamanlarına yetiştik ama sabahları girdiğimiz çay kuyruğundan başka hareket kalmamıştı. Hacettepe Company ( terimi dilimize kazandırdığı için Hakan’a teşekkürler) işi ilerlettikten sonra o kuyruk da kalmadı. Kantin kapandı, sonra Beycafe de kapatılmaya çalışıldı ama olmadı. Hoş açılan nev-zuhur alışveriş merkezi cazibesiyle Beycafe’nin kapatılmasına gerek bırakmadı, biz de Bam’a takılır olduk.

A Kapısına yakın ve tarafımızdan ( en azından benim ) ne işe yaradığı, ne anlattığı, neden oraya dikildiği anlaşılamayan ve fakat öğrencilerin oturak olarak kullandığı bir heykel bina edildi.  Yaz günleri sıcaktan altına sığınıp cümle hûbları temaşa ettiğimiz ağaç hep oradaydı. Kışın kapıdan girince hemen sola dönülür yanan kalorifer peteklerinden birine ilşilirdi, sonra hoca gelirdi falan…

Hakan A kapısı hakkında yazacaksın dediğinde düşünüp daha iyi bir metin çıkarmak istedim ama olmadı, gecenin bu vaktinde çalakalem… buyrun Edebiyatın A Kapısı…

tansel

thb Tansel 30 Ağu 2008 2 Yorum

Öğretmenlik ile ilgili… (Sözleşmeli, Vekil, Ücretli)

Arkadaşlar, Öğretmenlik ile ilgili internette şöyle bir araştırma yaptım ve bu siteyi buldum. Bir göz gezdirirseniz belki işe yarar bir bilgiye ulaşabiliriz.

Sözleşmeli Öğretmenler

thb Hakan 26 Ağu 2008 Yorum Yapılmamış

Bir şeyler yazasım var!

Adım adım yazayım da sonradan “biz nasıl yazı ekleneceğini bilmiyorduk” demeyiniz.

1. Öncelikle site anasayfasında her zaman görebileceğiniz bir yerde durabilen Günlüğe Giriş bağlantısına tıklıyoruz. Velev ki bulamadınız, buraya tıklayınız.

2. Açılan sayfada sizden, kullanıcı adınız ve şifreniz istenecek. Velev ki yok! Hemen bana bir e-posta atıyorsunuz ve bir kullanıcı hesabı istiyorsunuz. Dikkat edilecek en önemli husus; e-yıllık sitemiz şifrenizle günlüğe giriş yapamıyor olmanız. Tavsiyem; her iki sitede kullanıcı adınızı ve şifrenizi aynı seçmeniz olacaktır.

3. Bilgilerinizi girdikten sonra gelen ekranda Yaz ya da Yeni Yazı Yaz bağlantılarından birine tıklıyoruz ve yazımızı yazıyoruz. Velev ki yazamadık! Efendim o zaman yazınızı bilgisayarınızda Word, Wordpad ya da ne bileyim Notepad gibi programlarda yazın ve sonra gerekli yere kopyalayınız.

4. Gerekli imlâ kurallarına da dikkat ederek yazdığımız/yazmakta olduğumuz yazımızı, Kaydet bağlantısına tıklayarak, sonradan üzerinde düzenleme yapabilecek veya yazımıza kaldığımız yerden devam edebilecek şekilde bırakabilir ya da Yayımla bağlantısına tıklayarak hemen sitede yayımlayabiliriz. Velev ki beceremedik! Yazınızı bana e-posta ile yollayabilir ve adınıza yayımlanmasını sağlayabilirsiniz. Ola ki bunu da yapamadık! Açık adresimi size yollayabilirim, mektup atarsınız. :)

Not: Lütfen yazılarınızın en alt kısmına isminizi eklemeyi unutmayınız.

Muhabbetle…

Hakan

thb Hakan 25 Ağu 2008 Yorum Yapılmamış

Maksat “Ocağımız Sönmesin”

‘Ocağın sönsün’ , ‘ ocağına incir ağacı dikilsin’ nev’inden deyimlerin aynı zamanda beddua olarak da kullanıldığını öncelikle hatırlatayım. Kaldı ki Bahar hocadan ‘ocak kültü’ hakkında yeterince bilgi edinmiş olan arkadaşlarımın mezun olup bölümü terk etmelerinin açıklanabilir bir tarafı yok. Şimdi neden okulu bir sene daha uzattığımı açıklayayım; maksat ‘dumanımız tütsün’ arkadaşlar. Bir duman tütecekse onu tüttürecek olanın bu işte ehil olmasını da göz önünde bulundurarak bu görevi ben üstlendim.

Tansel

thb Tansel 22 Ağu 2008 2 Yorum

İlk yazı

Efendim, blog sitemizide açmış bulunuyoruz. İnatla herkese söylüyorum, buraya bir şeyler yazın, bir şeyler ekleyin ama henüz bir yazı dahi elime ulaşmış değil. Herkes sormasa da ayıp olmasın diye 1-2 arkadaş soruyor; ne yazalım? Ne yazarsanız yazın kardeşim! Klavyenizi parmaktan esirgemeyin, aklınıza geldikçe parmaklayın! :)

Misal; okuldaki anılarınızı yazın, hocalarla olan maceralarınızı yazıp, nasıl kopya çektiniz onları itiraf edin, sevdiklerinizi, sevmediklerinizi yazın. Bu koskoca 4 yıl sizlere neler verdi, neler aldı? Bensiz Amasra’larda nasıl gezdiniz, nasıl eğlendiniz onları yazın. Utanmayın, çekinmeyin yazın, çizin, karalayın. Hepsini geçtim, aramızda Özkul Çobanoğlu hocamızdan ders almadan mezun olanlar var, neler hissediyorsunuz yazın efendim! Bu bağlamda, aşkımın baharını yazın arkadaşım. YTE 2 dersinden nasıl geçtiğinizi yazın. Sahte fotoğraflardan, Macaristan’a… Nevşehir, Konya gezisinden, Hıdırelleze… Nacho’dan Beycafeye kadar aklınızda kalmış ne varsa yazın beni deli etmeyin! :)

Parmaklarınız kırılıncaya, sıkılıncaya, çatlayıncaya kadar yazın. Yazın, çizin dedik ama öyle feysbuk ağzıyla yazmayın canım. Bugüne bugün aranızda Türkçe öğretmenleri bile var!

Muhabbetle…

Hakan

thb Hakan 22 Ağu 2008 12 Yorum