Son nesil dedemin nesliydi sanırım ve biz o nesil yeryüzünden silindiğinde herşeyin değilse bile birçok değerin yaşayan timsallerini görme imkanının çok uzağına düşeceğiz.

İsmet, Elbey, Muhittin, Salih amcalar ve onların yaşayan son ferdi dedem…

Hiçbirinin sahip olduğu şeyler bu gün sahip olduklarımızdan daha fazla değildi ama buna rağmen veya bunula beraber alabildiğine cömerttiler. İsmet amca, evsizin, hatun dırdırından kaçmışın, yalnız yaşayan emeklinin vb. bilumum muhtacın her sabah sığınıp ücretsiz kahvaltı yapabileceği bir kahvehane işletirdi. Bütün komşuları ‘Bedford’ kamyona yükleyip pikniğe götürdüğü ve hazırlanan herşeyin paylaşıldığı günleri unutmak mümkün değil. Aralarında içkiye en düşkünü Elbey amcaydı belki. Dedem anlatır; bir gün elbey amca elinde tepsi, tepside rakısı ve mezesiyle sokakta dolanıyor, bir yandan da demleniyormuş, ‘yahu hayırdır bu ne hal’ diyene, hatun dırdırından dert yanıyormuş garip… Muhittin amca,takımın tek paralı olanı. Onu dedemlerle görmek çok fazla mümkün olmuyordu. Ondan bana kalan davudi sesiyle ‘ Tansel n’aber’ sorusu oldu;şimdi o da sustu. Salih amca, takımın yaptığı şakalara en fazla maruz kalanı, onu akşamları demden dönerken görmek mümkün oluyordu. Ve hepsinin ötesinde dedem…Dedemin duvarları olan yerlerle arası hiç iyi olmamış. Evlenmiş, gene aynı minval üzre devam etmiş hayatına. Çoğu geceler mahallenin çayırında çimeninde sabahlarmış. Sabah namazını kılmadan evden çıkmayan, akşam eve ayık dön(e)meyen, beddua kabiliyeti sıfır olan bir adam…

Biz, ramazanlarda verilen iftar davetlerine yetişebilmekle şanslıyız. Şimdi komşular yerine civarda oturan akrabalar davet edilir oldu. Komşuları çağıran yok. Bence kimse o eski yakınlığa sahip değil artık. Akraba zaten her zaman yakın ama komşuyla yakın olmak zor. Onu arayıp sormak, dert paylaşmak, problemlere çözüm üretmek, ihiyacı olanı vermek… Şimdilerde ‘aman selam vermeyeyim de derdini anlatmasa’ diye bakılır oldu. Bence dedemler olayı çözmüşler. Sigorta şirketleriyle alakaları olmadan kendilerini ve çevredekileri sigorta edebilmenin yolu onların sahip olduğu cömertlik ve diğerkâmlık gibi hasletlermiş. Kaldı ki şimdilerin sigorta şirketleri bile muhatabına yardımı zül sayıyorlar.

Bu adamlar, hayatları boyunca hatasız yaşamadılar elbette hataları var tıpkı bizim de hatalarımız olduğu gibi ama onları anmaya değer bir hayat şekline de sahiplerdi. Sanırım bizim eksiğimiz bu…

tansel