Bu yazıda nereden çıktı derseniz;

25 Ağustos ‘08, bir MSN akşamındayım…

Tansel:

abi siteye birkaç örnek yazı yaz

Hakan:

bi konu söyle, hatta aklına ilk geleni söyle

Tansel:

okul bitti de ne oldu

Hakan:

bu mu konu

Tansel:

:)

Tansel:

Evet

Pekâlâ, söyleyeyim; benim açımdan çok bir şey değişmedi. Son dersin son final sınavından çıktığımda sadece bir tek şeye sevindim. Elbette okulun bittiğine değil, sadece bundan sonra daha fazla sınava çalışmak zorunda kalmayacağıma seviniyordum, seviniyorum, sevinir gibi oldum, seviniyor olduğumu sanmaya başladım… Açıkçası sevinemedim zira devlet babaya göre hala yeterli eğitimi almış değildim. Sonradan hatırladım da okul bitmeye yakın, pembe bir kağıt üzerine kimlik bilgilerimi yazıp, KPSS için kayıt yaptırmıştım. Aslında niye yaptığımı bilmiyordum çünkü herkes yaptırıyordu –ki benim neyim eksikti. Bununla yetindim mi? Hayır, çünkü idealler büyüktü! Yüksek Lisans yapacaktım, yapacak gibi oldum, yapayazdım, yapamadım! Yapamadım çünkü Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde böyle bir maceraya atılmak için İngilizce bilmeniz gerekiyordu! Öyle 6 aylığına Avrupa’ya gidip, hem Macarca hem de İngilizce ders görüp, her haltınızı yabancı dilde halledebiliyor olmanız ve hatta halletmiş olmanız bölüm için yeterli değildi. Elbette olamazdı zira bölümdeki her hoca çatır çatır İngilizce konuşabiliyordu(!) Öyle ya yoksa nasıl hoca olmuşlardı. Her neyse, Yüksek Lisans sevdasından da geçtik, KPSS ’ye devam niteliğinde bir çalışma içine girmeye karar verdim. Öncelikle hangi konulardan soru çıktığına baktım, yani bakacaktım, daha doğrusu bakmaya fırsat kalmadı zira sınav vakti çoktan gelmişti. Çalışmamıştım! Eski Türk Edebiyatı dersi sınavına nasıl giriyorsam aynı şekilde KPSS ‘ye girdim! İşte sonuçlar açıklandı falan derken bir de baktım C1 almışım.

Yüksek Lisans hayali yatmış, KPSS de beni hazmedememişti. İyisi mi dedim askere gideyim. Sordum çevremdekilere; “hemen askere gitmek istesem, ne zaman alırlar beni?” dediler Ağustos celbinde istersen kesin gidersin, gidebilirsin, çıkarsa yolluyorlar… derken anladım ki süresi geçmiş! Askere de gidemedim. Askere gidemedim dedim bari tatile gideyim. Şükür ki orada çok sorun çıkmadı. Bir hafta sevdiceğin yanında tatil yaptım.

Tanselcim soruyorsun, “Okul bitti de ne oldu?” Ne olacak; savaş çıkmış! Rusya dalmış Gürcistana…

Muhabbetle…

Hakan