Efendim, blog sitemizide açmış bulunuyoruz. İnatla herkese söylüyorum, buraya bir şeyler yazın, bir şeyler ekleyin ama henüz bir yazı dahi elime ulaşmış değil. Herkes sormasa da ayıp olmasın diye 1-2 arkadaş soruyor; ne yazalım? Ne yazarsanız yazın kardeşim! Klavyenizi parmaktan esirgemeyin, aklınıza geldikçe parmaklayın! :)

Misal; okuldaki anılarınızı yazın, hocalarla olan maceralarınızı yazıp, nasıl kopya çektiniz onları itiraf edin, sevdiklerinizi, sevmediklerinizi yazın. Bu koskoca 4 yıl sizlere neler verdi, neler aldı? Bensiz Amasra’larda nasıl gezdiniz, nasıl eğlendiniz onları yazın. Utanmayın, çekinmeyin yazın, çizin, karalayın. Hepsini geçtim, aramızda Özkul Çobanoğlu hocamızdan ders almadan mezun olanlar var, neler hissediyorsunuz yazın efendim! Bu bağlamda, aşkımın baharını yazın arkadaşım. YTE 2 dersinden nasıl geçtiğinizi yazın. Sahte fotoğraflardan, Macaristan’a… Nevşehir, Konya gezisinden, Hıdırelleze… Nacho’dan Beycafeye kadar aklınızda kalmış ne varsa yazın beni deli etmeyin! :)

Parmaklarınız kırılıncaya, sıkılıncaya, çatlayıncaya kadar yazın. Yazın, çizin dedik ama öyle feysbuk ağzıyla yazmayın canım. Bugüne bugün aranızda Türkçe öğretmenleri bile var!

Muhabbetle…

Hakan